İDEAL HOMEX / İSTANBUL
Tarihler boyunca birçok uygarlık ve kültüre ev sahipliği yapan İstanbul’u, fuara gelmişken gezmemek olmaz diyorsanız, size birkaç önerimiz var!
Tarih Kokan Görsel Bir Şölen: Şehr-i İstanbul
İstanbul’un tarihi dokusunu hissedeceğiniz ve doğal güzelliklerini keşfedeceğiniz mini bir tur…

Haliç, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi ile çevrili olan; İstanbul şehrinin ilk kurulduğu ve geliştiği bölgeye verilen addır. Bölgenin tarihî yarımada olarak adlandırılmasının nedeni İstanbul'un en eski yerleşim yeri olmasının yanı sıra, içinde bulundurduğu sayısız tarihî eserdir. Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalma onlarca saray, cami, kilise, çeşme, dikiltaş ve konut tarihî yarımadanın simgeleridir. Tarihi Yarımada turunda görebileceğiniz yerler ise şöyle:
Topkapı Sarayı: Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıllık tarihinin 400 yılı boyunca, devletin idare merkezi olarak kullanılan ve Osmanlı Padişahları'nın yaşadığı saraydır. Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı Topkapı Sarayı, kara tarafından Sûr-ı Sultâni, deniz tarafından ise Bizans surları ile şehirden ayrılmıştır.
Sultanahmet Camii: 1609-1616 yılları arasında sultan I. Ahmet tarafından İstanbul'daki tarihî yarımadada, Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır. Cami Mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için ve yarım kubbeleri ile büyük kubbesinin içi de gene mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için Avrupalılarca "Mavi Cami (Blue Mosque)" olarak adlandırılır. İstanbul'un ana camii konumuna ulaşmıştır. Sultanahmet Camii’ni görmeye gittiğinizde; turistlerin yoğun ilgi gösterdiği ve alışveriş yapabileceğiniz Sultanahmet Meydanı’nı gezebilir, Alman Çeşmesi ile Yerebatan ve Binbirdirek Sarnıçlarını görebilirisiniz.
Ayasofya Müzesi: En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya; sanat ve mimari tarihlik bakımından dünyanın en önde gelen anıtlarından biridir. İmparator Justinianos tarafından yapılan ve 916 yıl kilise olarak kullanılan yapı, Fatih Sultan Mehmed’in 1453 yılında İstanbul’u feth etmesiyle camiye çevrilmiştir. 1935 yılında ise Atatürk ve Bakanlar Kurulu’nun kararı ile müze olarak kapılarını ziyaretçilerine açmıştır. Müze, pazartesi günleri hariç haftanın her günü 09:00-17:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
Kapalı Çarşı: Eminönü’nde yer alan ve “İstanbul’u süsleyen bir cennet” olarak tabir edilen Kapalı Çarşı, dünyanın en büyük ve en eski kapalı çarşılarından biridir. Kapalı Çarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çağırır. Çarşı girişinde gelişen konforlu, büyük mağazalar Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı yapılan hemen bütün eşyayı satışa sunmaktadır. El halıları ve mücevherat geleneksel Türk sanatının en güzel örnekleridir. Bunlar kalite ve orijin belgeleri ile satılır ve dünyanın her tarafına garantili gönderme yapılır. Halı ve mücevheratın yanında meşhur Türk işi gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik ve dekoratif eşya, seramik, oniks ve deriden mamul, üstün kaliteli, Türkiye hatıraları zengin bir koleksiyon oluştururlar. Batılı yazarlar, seyahatname ve anılarında Kapalıçarşı’ya geniş yer ayırmışlardır.

İstanbul’un tarihi mekânlarını gezerken, Boğaz havası da almak istiyorum diyorsanız, sizin için keyifli önerilirimiz var:
Beşiktaş: Osmanlı Dönemi'nde Kaptan-ı Deryaların semti olan Beşiktaş adını, Barbaros Hayrettin Paşa'nın gemilerini bağlamak için sahile diktiği beş taş direkten almıştır. Dolmabahçe Sarayı, Çırağan Sarayı, Yıldız Sarayı, Aşiyan Müzesi ve Ortaköy Cami gibi birçok tarihi mekanın bulunduğu semtte; siz tarihin mistik havasını koklarken, Boğaz güzel atmosferi ile sizi büyüleyecek…
Yeniköy: Boğaziçi’nin Rumeli yakasında bulunan Yeniköy, İstanbul'un fethi sırasında harap bir semtken Osmanlılar tarafından 16. yy'da imar edilmiş 18. yy'dan beri de hep seçkin bir semt olmuştur. En çok tercih edilen yeri Köybaşı Caddesi olan Yeniköy, eski binaları ve mistik havasıyla İstanbul’un en seçkin semtlerinden biridir.
Kızkulesi: Kız Kulesi, hakkında çeşitli rivayetler anlatılan, efsanelere konu olan, İstanbul Boğazı’nın Salacak açıklarında inşa edilen Kız Kulesi, Üsküdar’da Bizans döneminden kalan tek yapıdır. Rivayete göre falcılar, Bizans kralına, ‘Sevgili kızın, yılan sokmasından ölecek’ diye, kötü bir haber verir. Kral, kızını yılan sokmasın diye, Kız Kulesi’nin bulunduğu kayalıklara bir ev yaptırıp, kızını buraya yerleştirir. Ancak genç bir subay, kralın kızına aşık olur. Günlerden bir gün, genç subay, prensese sunmak için bir demet çiçek hazırlar. Ancak çiçek demetinin içinde gizlenen bir yılan, talihsiz prensesi sokup öldürür. Üsküdar’dan kalkan teknelerle gidip görebileceğiz Kız Kulesi’nde, İstanbul’un eşsiz manzarası eşliğinde harika bir yemek yiyebilirsiniz.
Alternatif Boğaz Turları: Eğer boğaz havası eşliğinde, İstanbul’un tarihi güzelliklerini bir bütün olarak uzaktan görmek istiyorum diyorsanız, belirli noktalarda bulunan boğaz turları mevcut. Beşiktaş, Karaköy, Eminönü, Kadıköy ve Üsküdar iskelelerinden bu turlara ulaşabilirsiniz.

Meydan olmadan önce, eski evlerin sıralandığı dar bir bölge olan semt, meydan haline getirilip genişletildikten sonra zamanla bugünkü görünümünü almıştır. Meydanın ortasındaki Cumhuriyet Anıtı bugün ulusal günlerde tören yeri olarak kullanılmaktadır. Taksim Meydanı ve çevresi aynı zamanda kültür, eğlence ve büyük bir alışveriş merkezidir. Çok sayıda mağaza, sinema ve tiyatro salonu, sanat atölyesi, sergi salonu, bar, disko, kafe barındırır. Sabah saatlerine kadar gece kulüpleri kapanmaz. Meydanın yakınlarında bulunan taksiler ile günün her saati ulaşım sağlanır ve kesinlikle herkesin buluşabileceği bir yerdir.
“İstanbul’un en İstanbul kokan ilçesi” olarak tanımlayabileceğimiz Beyoğlu’nda; nostaljik kırmızı tramvayla İstiklal Caddesi’ni gezebilir, eğlence mekânlarına gidebilir ve bol bol alışveriş yapabilirsiniz. Tüm bunları yaparken; Galata Kulesi, Çiçek Pasajı, Aynalı Kavak Kasrı gibi tarihi yerleri gezmeyi de ihmal etmemenizi öneririz.